03 Kasım 1996 yılında Susurluk karayolunda bir kamyonun şüpheli bir şekilde içinde önemli isimlerin bulunduğu Mercedes’e çarpmasıyla başlayan süreç bir olayın tahkikinden çok, medyada çöreklenen eski tüfek marksistlerin yönlendirmeleri ve kışkırtmalarıyla “yargısız infaz”a dönüştü… Her ne hikmetse 10 yılı aşkın bir süredir interpolün kırmızı bültenle aradığı lakin bulamadığı REİS ABDULLAH ÇATLI kazanın üzerinden 15 dakika geçmeden deşifre edildi…
Bu yiğit insanın ölümüne neden olan kamyon sürücüsü “insan sevgisi”nden zerrece nasip almayan şerefsizler tarafından kutsanarak omuzlarda taşındı.. Henüz cenazeler defnedilmeden, bir başka soysuz güruh ellerinde süpürgelerle ülkem sokaklarını süpürdü, “aydınlık” (!) için bir dakika karanlık eylemine başladı.
İşte bu süreçte kızıl komunistlerle kolkola giren yeşil komunistler de “kuyruk acılarından” dolayı “tagut” olarak niteledikleri TÜRK DEVLETİ’ni yıpratmak adına icra-i faaliyet eylediler… Kuruldukları zaman BÖCEK YİYEN BÖCEKLER olarak tabir edilen ÖZEL HAREKAT TİMLERİ’nin üzerine gidilmeye, onların inançları, ideolojileri sorgulanmaya başlandı… Bir Güneydoğu gezisinde Şevket KAZAN, ÖZEL HAREKAT TİMLERİ’nin BOZKURT selamı verdiklerini ve çoğunun bıyıklarının hilal şeklinde olduğunu ifade ederek konuyu değişik platformlarda dile getirdi…
En nihayet SUSURLUK ARAŞTIRMA KOMİSYONU BAŞKANI Mehmet ELKATMIŞ, aradan geçen bunca yıl sonra bu ülke için her şeylerini vermiş yiğit insanların aldığı 6 yıllık hapis cezasının ardından, “SUSURLUK HENÜZ ÇÖZÜLMEMİŞTİR, BEYİNE ULAŞILAMAMIŞTIR” türünden beyanlarla, yeşil ile kızıl komunistler arasında zerrece fark olmadığını gözler önüne serdi…
SUSURLUK NEDİR?
Susurluk, TÜRK MİLLETİ’nin geleceğine ipotek koymaya çalışan şer güçlerin, oyunların en büyüğünü tezgahlayarak iki yiğit insanı katlettiği yerdir. Susurluk, DEVLET-İ EBED MÜDDET ÜLKÜSÜ’ ne gönül vermiş milyonların, yüreklerini gömdükleri yerdir…
Susurluk, TÜRK DEVLETİ’nin, geçmişte olduğu gibi şimdi de, kendisi için çarpışan insanları YAPAYALNIZ bıraktığının resmidir. 250 Şehit pahasına CUDİ’yi, GABAR’ ı, TENDÜREK’ i ÇAKALLAR SÜRÜSÜNDEN temizleyen Özel Harekat Timlerinin tasfiye sürecinin başlatıldığı ortamdır…
Susurluk, ÜLKÜCÜYÜM diyenlerin kendini inkar ettikleri, hayatta iken sahip çıkamadıkları ÇATLI’ ya, ölümünde de sırt çevirdikleri yerdir… Ve Susurluk yıllardır ülkenin bir yarısında devam eden ADI KONULMAMIŞ SAVAŞIN şüphesiz düşman lehine sonuçlandığının acı bir resmidir…
SAVAŞI PKK KAZANMIŞTIR…
Evet savaşı PKK kazanmış, TÜRK MİLLETİ VE DEVLETİ kaybetmiştir… Öyle ya; bugün APO DENEN ERMENİ DÖLÜ misafir edildiği İMRALI BEŞYILDIZ TATİL KÖYÜNDEN “2001 yılında uzattığımız barış eli sıkılmazsa, 2002 savaş yılı olacaktır” diyerek arsızca benim DEVLETİMİ tehdit etme cüretini gösterebiliyorsa, bunun adı ZAFER değil de nedir? Şöyle bir bakalım neydi PKK’nın görünen istekleri.. Kürt realitesinin tanınması…
Bizzat devrin cumhurbaşkanı tarafından “Kürt realitesini tanıyorum” sözleriyle ve devrin başbakanı tarafından Kürtçe Eğitim ve Televizyon vaadi ve önerisiyle bu cephenin düştüğü ortadadır.. Halen Başbakan yardımcısının, “AB’ ye giden yol DİYARBAKIR’ dan geçer” (yeri gelmişken, acaba Gaffar OKKAN ve beş polis AB’NİN YOLUNUN DİYARBAKIR’DAN GEÇMEDİĞİNİ GÖSTERMEK İÇİN Mİ ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR?) sözleri, ülkenin istihbarat teşkilatının başının “KÜRTÇE TELEVİZYON OLMALIDIR” şeklindeki maksadı aşan konuşmaları bunun açık bir göstergesi değilmidir? PKK’nın siyasallaşması…
Türkiye Abdullah ÖCALAN soysuzunu kendi örgütünün tasfiye etmesi gündemde iken, adeta kurtarıcı rolüyle yakalamış, Türkiye’ye getirmiş lakin hem şehit analarını hem de Türk Milletinin vicdanını rahatlatacak hiçbir şey yapmamıştır. Bilakis, 30 bin kişinin katili bu köpeği krallar gibi ağırlamaktadır… Bununla da kalmamakta bu şerefsizin EVRENSEL ve GÜNDEM türünden gazetelere avukatları aracılığıyla demeçler vermesine göz yummaktadır…
Yıllarca PKK’nın askerlik şubesi gibi çalışan HADEP’in faaliyetlerine halen izin vermektedir… Kürt Devleti… Bugün Kuzey Irak’ta, amerikan teçhizatlı ve İngiltere tarafından eğitimleri yaptırılan düzenli bir Kürt ordusu kurulmuştur… Bu ordu kuzey ırak’ta bulunan Kürt devletinin ordusudur… Amerikan ve İngiliz destekli bu uydu devlet ve ordunun yanı başımızda olanları görmemezlikten gelen Türkiye’nin geleceği için büyük bir tehlike oluşturacağı su götürmez bir gerçektir
( Bakınız: Kürt Yahudiler ) Özel Tim’ in tasfiyesi PKK’ ya kan kusturan özel tim, PKK’ ile ağız birliği eden sözüm ona aydın(!) geçinen marksistler ve Fethullah ERBAŞ, Recai KUTAN, Mehmet ELKATMIŞ, Şevket KAZAN gibi YEŞİL KOMUNİSTLER’ in gayretleriyle tasfiye edilmiş, bununla da kalınmamış, Özel Tim mensupları yeni görev yerlerinde de rahat bırakılmayarak, dağda terörist avlayan bu insanların, şehre uyum sağlayamadıkları türünden haberlerle yıpratılmaya devam edilmiştir.
Nihayet yıllarca hiç bir maddi karşılık beklemeden, sırf DEVLET-İ EBED MÜDDET ÜLKÜSÜ’ ne gönül verdikleri için, bu soysuz güruhla göğüs göğse çarpışan ve bunlara kan kusturan Korkut Yarbay, İbrahim ŞAHİN, bu KANCIKLAR ORDUSUNUN kara propagandaları neticesinde sanık sandalyesine oturtulmuş ve DEVLET TARAFINDAN ödüllendirilmesi gereken bu insanlar 6 yıllık hapis hayatına layık görülmüşlerdir…
İbrahim ŞAHİN ve Korkut Yarbay’ım medyanın açtığı cephede yenik düşmüşlerdir, çünkü onlar KAHPELİK, NAMERTLİK ve KANCIKLIK bilmezler… Oysa Yahudi Medyasının tüm silahları ve stratejileri KAHPELİK, DÖNMELİK, KANCIKLIK ve NAMERTLİK üzerinedir… Buyurun beraber dinleyelim: İbrahim ŞAHİN : “Elhamdülillah inanmış samimi bir Müslümanım. Bu dünya bir imtihan yeridir. Ve bugün burada mahkeme heyetinin huzurunda bulunmak benim için kaderin bir tecellisinden başka bir şey değildir.
Benim için mahkemenin vereceği karardan ziyade TÜRK MİLLETİNİN vereceği karar önem arz etmektedir. Hesap vermem gerekirse TÜRK MİLLETİ’ ne hesap veririm. Eğer düşünmek bir suçsa, ben 15 yıldır Apo ve bütün PKK’lıları öldürmeyi düşünüyorum. Susurluk davasıyla 30 yıllık meslek hayatım yerle bir edildi. PKK’ya karşı yaptıklarım çete olarak yorumlanıyorsa, bu suçu kabul ediyorum. Adalet adına beraatimi istiyorum.” Korkut EKEN : “Mademki bizler çete suçuyla yargılanıp hüküm giydik, beni de imralı’ya apo’nun yanına koysunlar. Malum çete reisleri orada kalıyor… Apo’yu yıllarca dağlarda bekledim karşılaşamadık, hiç değilse orada karşılaşma, tanışma fırsatımız olur… ” Ayhan ÇARKIN: “Verilecek kararla ‘Türkiye çete devleti’ denilmek isteniyor. Bu kararla yasadışı sağ ve sol radikal örgütlere Avrupa kapılarında Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı dayanak sağlanacak. Ben bu karara ortak olmak istemiyorum” Söyleyecek fazla bir şey yok aslında… “Öcalanı pankart yapıp astınız… Katiller sözünü yutup sustunuz ŞAHIN’e, EKEN’e, KIRCI’ya imiş kastınız Siyasi hatırat yazana döndük” vesselam velikram…
www.ulkumuz.com dan alıntıdır
Abdullah catlinin degerini bilmeyen serefsizler onun katilini omuzlarda gezdiren serefsizler ve buna canak tutup lambalarini söndürüp ne yaptiklarini bilmeyen serefsizler bir gün gelecek hesap verecekler .Abdullah catli mekanin cennet olsun Sana camur atan serefsizlerden Allah bizi korusun.Bu olaya kaza dienlere sasiyorum her sey ayarlanmis.
By: yucel saglam on Mart 21, 2008
at 5:30 pm