APO’YU KİM ASMADI…İŞTE CEVABI!

Bir insanın zeki yahut geri zekâlı olması da yüce Allah’ın bir takdiridir. Bu konuda kimseyi ayıplamak, suçlamak gibi bir davranış içine girmemiz mümkün değildir.

Geri zekâlılık bir insanda bazen genel manada, bazen çeşitli konular üzerinde tesirini gösteriyor.

Bugünki yazımızda, Türkiye’nin en çok konuşulan ve tartışılan konusu olan ‘(AB)-(D)ullah Öcalan’ın idamı konusunda’ MHP’yi haksız bir şekilde eleştiren ve iftira atan, suçlayan değerlendirmelerde bulunan bazı geri zekâlıların hallerini tahlil edeceğiz.

O geri zekâlılar bu yazıyı iyi okusun, okuyan akıl sahipleri de etrafındaki bu tür geri zekâlılara bu yazıyı okutsun…

Bu geri zekâlıların büyük bir çoğunluğu Ampül sembollü bir partinin mensubudur. Bu mensuplar, gazete köşelerinde, internet köşelerinde, kahvehanede, köyde, kasabada, ilçe de velhasıl her yerde “Apo’yu MHP idamdan kurtardı” propagandasını yapmaktadır.

Hele bu propaganda içinde “APO’yu İmralı’ya MHP koydu” cümlesi yok mu, işte geri zekâlı oluşlarını tescilleyen en büyük sebep oluyor.

Bu köşeden, bu geri zekâlılara defalarca yazdık, bu geri zekâlılara defalarca sorduk…

(AB)-(D)ullah Öcalan,56.hükümet zamanı yani 15 Şubat 1999 günü yakalanıp, Türkiye’ye getirildi ve İmralı’ya kondu. Ve bu tarihte, MHP mecliste değil ama olsun bu geri zekâlılar için bunun bir önemi var mı? Ne olursa olsun, bunlara göre onu İmralı’ya koyan MHP’dir.

Apo’nun Türkiye’ye getiriliş tarihi 15 Şubat 1999, MHP’nin T.B.M.M’ne girip, koalisyon ortağı olma tarihi 18 Nisan 1999 iken, bu geri zekâlılar bu aradaki farkı bile hesaplayamamaktadır.

56.Azınlık hükümetinin Başbakanı merhum Bülent Ecevit, (AB)-(D)ullah Öcalan’ın yakalanma ve o caniyi İmralı’ya koyma sürecini Hürriyet Gazetesi’nden Sedat Ergin’e değerlendirmiş ve “İmralı’daki hazırlıklara ne zaman girişildi? “sorusuna “Ne zaman ki, Apo’nun Türkiye’ye getirilebileceği yolundaki kanaatimiz kesinleşti, hemen İmralı’daki hazırlıklara başladık. Getirilmesinden 3-4 gün önce diyebiliriz”(19 Şubat 1999) şeklinde cevap vermişti. Yani bazı gerizekalıların “APO’yu MHP yakaladı getirdi, İmralı’da adaya koydu ve besiye çekti” şeklindeki yalanları herhalde, Bülent Ecevit’in bu sözleri ile çürüyecektir. Ama bunların yalanları çürür, MHP’ye iftira atan o beyinleri bir türlü anlamaz bunu, taş kafalar.

ABD, (AB)-(D)ullah Öcalan’ı yakalayıp, 56.Azınlık Hükümetine teslim etmiştir. Bu teslimle birlikte, MHP’nin 18 Nisan 1999 günü yapılan seçimde birinci parti çıkmasının önüne geçilmiştir. DSP, 56.hükümetin son zamanı ,(AB)-(D)ullah Öcalan’ı teslim almasının meyvesini 18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerde birinci parti olarak toplamıştır.

18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerden, MHP 2.parti olarak çıkmıştır. MHP, bu seçimlerden çıkan siyasi manzara sonrası 57.hükümetin koalisyon ortağı olmuştur.

57.Hükümetin kurulması sonrası, ne (AB)-(D)ullah Öcalan’ın ne teslim alınışında, ne İmralı’ya konuluşunda ne bir imzası,ne bir etkisi olmamış MHP’ye idam konusu herşeyi ile ihale edilmiş oldu. Evet MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli elinde imkan olsa her fırsatta bu caniyi asacağını söylemiştir. MHP’nin hükümet ortağı olduğu dönem bunun mücadelesini tek başına vermiştir. O meşhur geri zekalılara soruyorum. Bu ülkede, MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli ve MHP’liler dışında “Apo idam edilsin” diyen, bunun mücadelesini veren bir tek devlet kurumu, bir tek parti genel başkanı gösterebilir misiniz?

MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli, bu mücadelesini 57.hükümet ortakları arasında açık ve net bir şekilde vermiştir. 12 Ocak 2000 yılında yapılan zirvede, bu konuda MHP Lideri 7.5 saat bunun mücadelesini vermiştir.

Bu durumu, 57.hükümetin koalisyon ortağı olan Mesut Yılmaz “7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm.” şeklinde izah etmişti.

O süreçte, MHP’yi Apo’ya ilişkin dosyanın meclise indirilmediğini noktasında eleştirenler de, daha önceki hükümetlerin uluslar arası hukuka atmış oldukları imza ve yapmış oldukları protokolleri görmeyip, MHP’yi suçlaması da, tam bir cahillik örneği olmaktadır.

12 Ocak Liderler zirvesi sonrası alınan kararda da “Bilindiği gibi Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir.” Bu duruma işaret edilmiştir. ‘Niye hemen göndermediniz’ diye soran bazı geri zekalılar, ne önceki hükümetlerin attığı imzaları, ne de sonraki süreçte yaşananları bilmemektedir.

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “SAYIN ÖCALAN” olarak gördüğü alçak bile “MHP’nin elinde fırsat olsaydı,bizi 2 saat bile yaşatmazdı” sözüne rağmen,MHP’nin hiçbir suçu,günahı olmadığı halde,bu konuyu bilmeden bu gerizekalılar MHP’ye havale ediyorlar.

Bilmek gibi gayeleri zaten yok, maksat MHP’ye bu konu üzerinden ne kadar zarar verebiliriz anlayışıdır.

Bu konuda en son konuşması gerekenlerde AKP’lilerdir.

Bu ülkede AKP kadar idamı kaldırmak için çaba göstermiş bir parti yoktur.

Bugün miting meydanlarında MHP’yi ve Liderini suçlayan Recep Tayyip Erdoğan ise bu konuda konuşurken utanması lazımdır.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in daveti üzerine 7 Haziran 2002 tarihinde Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen parti genel başkanları ile yapılan toplantıda MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli dışında tüm parti genel başkanları idamın kaldırılmasını hararetle savunmuştur.

Bunların en başında da Recep Tayyip Erdoğan gelmiştir. Ve o toplantıda konuştuklarını, ileriki günlerde “Kimilerinin iddia ettiği gibi; AK Parti, AB konusunda günden güne, kişiden kişiye görüş değiştirmemiştir. İlk gün; Liderler Zirvesi’nde ne söylediysek, yine aynı gün basına ne açıkladıysak, bugün de aynısını söylemekte ve söylediklerimizin arkasında durmaktayız.” Şeklinde sonuna kadar savunuyordu.

Bakınız:

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/15/139728.asp

Recep Tayyip Erdoğan, o dönem “Türkiye, artık AB’nin kenar mahallesi olmaktan kurtarılmalı. İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız.” Şeklinde görüşünü bildiriyor, ‘MHP’nin hükümetten çekilmesi durumunda DSP-ANAP koalisyonunu destekleyeceklerini’ ifade ederek, hem idam konusundaki tutumunu, hem MHP’ye olan alerjisini gösteriyordu.

Bakınız:
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/10/137553.asp

MHP’yi ‘DSP’ye koltuk değneği’ oldunuz diye suçlayan zavallılar, BOP Eşbaşkanlarının bu sözlerine ne diyecekler acaba?

Gelelim bu geri zekalıların, Apo’nun idamı konusunda MHP’yi suçlamasına…

Ampul rozetli bu geri zekalılar, APO’yu idamdan kurtaran partilerden birisinin kendi partileri olduğunu gizleyerek, bu konuda sürekli MHP’yi fırsat buldukları her ortamda eleştirmeleri, suçlamaları ve iftira atmaları, bizleri artık gerizekalılığın bu kadarına pes dedirtir hale getirmiştir.

Düşünün mecliste idamın kaldırılmasına dair 57.hükümet zamanı oylama yapılıyor, bu oylamada T.B.M.M’de toplam 7 parti bulunuyor. Bu partilerden sadece MHP idam cezasının kalkmaması yönünde, tam kadro “Hayır” oyu veriyor, diğer 6 parti birleşip, idam cezasını kaldırıyor…Ama bu gerizekalı, haysiyetsiz, şeref yoksunları hala ‘MHP Apo’yu idamdan kurtardı’ diye, sağda-solda propaganda yapıyorlar.

Kendi savunduğu partisi idamı kaldırmak için canla-başla çalışmış ve mecliste bu yönde oyunu kullanmış ama adamlar utanmadan “İdamı MHP kaldırdı, APO’yu MHP kurtardı” diyebiliyorlar.

1 Ağustos 2002 tarihinde, T.B.M.M’de AKP, DSP, ANAP, YTP, SP, DYP gibi partiler ortaklaşa hareket edip, idam cezasını kaldırmış, bunların karşısında bir tek MHP tüm milletvekilleri ile APO’nun idam edilmesi yönünde oy kullanmıştır. Gel de bunu bizim o meşhur geri zekâlılara anlat… Adamlar anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar, beyinleri ancak gerizekalı formatında çalışıyor çünkü… TBMM tutanaklarından idamın kaldırılması (Aponun kurtarılması) için AKP milletvekillerinin konuşmalarını okuyabilirsiniz.

Mesela bu yazıyı özellikle okumasını istediğimiz geri zekâlılara, idamı kaldıran partilerin genel başkanlarının, idam oylamasından sonra yapmış oldukları konuşmaları sunsak ne derler acaba?

İdamı kaldıran, APO’yu kurtaran parti genel başkanları bakın ne demişler:

Yılmaz: Keşke MHP de olsaydı

Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı): Türkiye, AB yolunda dev bir adım attı. Bunun, Meclis’ten bu kadar büyük çoğunlukla yapılmış olması, daha anlamlı kılıyor. Keşke MHP’de bunun içinde olsaydı. Bu attığımız adımın önemini gelecekte daha iyi anlayacağımıza inanıyorum.

Erdoğan: Top artık AB’de

Recep Tayyip Erdoğan (AKP Genel Başkanı): Bu, çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM’yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. ‘Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz’ diyenler cevabı aldılar. Top artık AB’de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz.

Ecevit: Bu sonucu bekliyorduk

“Dünyada olduğu gibi, idamın Türkiye’de de kalkmış olmasından memnuniyet duyduk.

Çiller: AB’yi kuyudan çıkardık

Tansu Çiller (DYP Genel Başkanı): DYP, bir kez daha AB’yi kuyudan çekip çıkardı.

Cem: Üyelikte dönüm noktası

İsmail Cem (YTP Genel Başkanı): Türkiye kendi insanı için TBMM aracılığıyla çok önemli bir ışık yakmıştır. Bu olay Türkiye’nin AB’ne tam üyelik sürecinde adeta bir dönüm noktasıdır.

Kutan: Mutluluk duyduk

Recai Kutan (SP Genel Başkanı):’Türkiye’nin AB’ye girmesi gereklidir’ dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis’ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk.

Bu geri zekalılar bunlarla da tatmin olmuyor ve kendi partisine “APO’yu niye idamdan kurtardın?” diye sormuyor da,hala “O zaman MHP niye rest çekip hükümetten ayrılmadı” gibi soru soruyor.

Ama bu geri zekâlılar, şunu da bilmiyor ki, idamı kaldıran o oylama öncesinde MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli zaten restini çekip,3 Kasım erken seçim kararı aldırdığını…

Ampul ışıkları altında beyni sulanmış olanlara ne deseniz boştur.

Bölücübaşına “Sayın Öcalan” diye saygıda kusur etmeyenler, MHP’yi Apo’yu idam etmemekle suçluyor. Yüzsüzlük, pişkinlik örneği bu olsa gerek…

Yazının muhatabı olan bir gerizekalı eğer bu yazı hakkında açıklama yapmak isterse, yazısına köşemde yer vereceğim…

Bekliyorum…

ATMA RECEP!

Başlıkta kullandığım cümlenin asıl bütün hali “Atma Recep Din kardeşiyiz” şeklindedir.

Fakat, biz Recep Tayyip Erdoğan’ın Haçlı Cübbe giymesinden, Yahudi Cesaret Ödülü almasından, Kuran Kurslarını yıktırıp, Türkiye’deki tüm kiliseleri onarttırıp, açtırmasından, İslam Dünyasına Haçlı Seferi başlatan BOP projesinin “Eşbaşkanı” olmasından, 1 milyon Müslüman’a tecavüz ederek, vahşice öldüren Amerikan askerlerine “ Kahraman ABD askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ediyorum” şeklinde ettiği dua için, Türk-İslam düşmanı Papa’ların heykelleri altında kankası (AB)-(D)ullah Gül ile Avrupa Birliğine teslimiyet imzası attığı için, sevgili peygamberimize alçakça hakaret eden Papa 16. Benediktus’i Türkiye’ye geldiğinde uçağın kapısında karşıladığı için ve buna benzer birçok Müslümanlığa aykırı davranışlarda bulunduğu için Müslümanlığını şüpheli gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan için, cümlenin tamamını kullanıp, ”Din kardeşiyiz” diyemiyoruz.

Ve o yüzden sadece “Atma Recep” diyoruz..

Evet, Recep Tayyip Erdoğan, il il gezip MHP’ye her konuda iftira atıyor ve özellikle (AB)-(D)ullah Öcalan’ın idamı konusunda sürekli halkı kandırmaya çalışıyor…

Yozgat, Çorum, Niğde, Kayseri gibi MHP’nin güçlü olduğu illerde sürekli aynı iftiraları atan, MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli’nin ifadesi ile “Allah’tan korkmaz adam” sürekli aynı şeyleri tekrarlayarak, MHP’ye çamur bulaştırmaya çalışıyor…

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu iftirayı özellikle MHP’nin güçlü olduğu illerde atmaya çalışıyor ama Diyarbakır’da “APO’yu niye asmadınız?” diye soramıyor. Oraya gidip, AKP’nin yavrusu DTP’lilerin yani PKK’lıların ağzı ile “Türkiye’de Kürt Sorunu vardır” diyen Recep Tayyip Erdoğan, bu soruyu nasıl sorsun ki?

Miting meydanlarında, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde rezil oluşlarını, mağdur ve mazlum edebiyatı yaparak lehlerine çevirmeye çalışan AKP, bu sefer topluca ağlamak için Kayseri’de miting düzenlemişler ve orada da MHP’ye aynı iftirayı sürdürmüşler…

Recep Tayyip Erdoğan, takılan bozuk plak gibi yine şunları söylemiş:

“Terörist başının İmralı’daki ceza evini sen döşetmedin mi. Nasıl bitireceksin bu terörü. Bir defa bölücü terör örgütünün başını DSP, ANAP’a siz hediye ettiniz ve siz döşediniz.”

Allah’tan korkmaz, Türk milleti’nden utanmaz, Bush’un Eşbaşkanı, Barzani’nin kardeşi, Talabani’nin dostu, Öcalan’ın kavram yoldaşı Recep Tayyip Erdoğan, sende gerçekten utanma ve siyasi ahlak denen bir kavram yok mu?

Senin “Sayın Öcalan” olarak gördüğün, bize göre kahpe, alçak, ahlaksız, şerefsiz, kansız olan (AB)-(D)ullah Öcalan, Türkiye’ye 15 Şubat 1999’u, 16 Şubat 1999’a bağlayan gece, 56.Azınlık Hükümeti’nin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Bu sabaha karşı saat 03.00′den itibaren bölücü terör örgütünün başı Türkiye’dedir.” Şeklindeki açıklaması ile getirilmiştir. BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu tarihte MHP nerdedir?

MHP’nin bu tarihte mecliste bir milletvekili dahi yoktur. MHP, Apo’nun İmralı’ya konma tarihi olan 16 Şubat 1999 (gece 03.00) tarihinden tam 60 gün sonra, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerde Türkiye’nin ikinci partisi olarak meclise 129 milletvekili ile girmiş ve 28 Mayıs 1999 tarihinde 57.hükümetin koalisyon ortağı olmuştur.

Recep Tayyip Erdoğan, iftirayı ve yalanı bir kenara bırakarak söyler misin, MHP bu tarihler göz önünde tutularak Apo’yu nasıl teslim alıp, İmralı’yı dayayıp, döşeyip ve oraya koyan oluyor? Bush’dan, Barzani’den, Talabani’den korkma, Allah’tan kork ve bu gerçeğin cevabını ver!

Aptallara ve cahillere bu oyunun ve bu iftiran söker ama aklı yerinde, şerefli ve haysiyetli hiçbir vatan evladına bunlar işlemez!

“Apo’yu asmadın” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından bir gün olsun “(AB)-(D)ullah Öcalan idam edilsin” diye bir cümle duyan var mı?

(AB)-(D)ullah Öcalan,16 Şubat 1999 günü gece (03.00’de) İmralı adasına kondu, Recep Tayyip Erdoğan ise 14 Şubat 2000 tarihinde Avustralya’da SBS Radyosu’nda yapmış olduğu konuşmada iki kere “Sayın Öcalan” hitabında bulunmuştur. Yani aradan,2 gün eksik tam 1 sene geçmiş ve bu süre içinde ”Sayın Öcalan” diye saygılı hitapta bulunmuş Recep Tayyip Erdoğan’ın “Apo’nun idamı” gibi bir derdi olabilir mi?

Bu ülkede “Apo idam edilsin” diyen şehit aileleri ve MHP dışında başka kimseler olmuş mudur? Bunun cevabını herkes kendi vicdanına ve aklına sormalıdır!

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’yi kurduğu günden itibaren, ilk yapmaya çalıştığı, Türkiye’de idamı kaldırmak için mücadele vermek olmuştur.

AKP içinde sadece o değil, tüm AKP’li yöneticiler her ortamda idam cezası kaldırılmalı şeklinde propaganda yapmışlardır.

Recep Tayyip Erdoğan, idamı kaldırabilmek için her yolu denemiş, her türlü propagandayı mubah görmüş ve bunun için 57.hükümet zamanı “Türkiye, artık AB’nin kenar mahallesi olmaktan kurtarılmalı. İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız.” Açıklamasını yapmıştır.

Ve bu açıklama yanında aynen ‘MHP’nin hükümetten çekilmesi durumunda DSP-ANAP koalisyonunu destekleyeceklerini’ ifadesinde bulunmuştur…

Bu haber,aşağıda vereceğim Hürriyet Gazetesi’nin internet adresinde,10.06.2002 tarihli “Erdoğan: İdam kalksın” başlıklı haberde mevcuttur.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/10/137553.asp

Apo konusunda, MHP’yi suçlayan Recep Tayyip Erdoğan, yine Hürriyet Gazetesi’nin arşivinde yeralan 11.06.2002 tarihli ve “Erdoğan’dan iki koşul” başlıklı haberde “Bizim söylediğimiz, sadece MHP’nin hükümetten çekilmesi halinde bir seçim hükümeti olarak, bir azınlık hükümeti olarak DSP ile ANAP bu işi sürdürecekse, biz kendilerine her türlü fedakârlığı yaparak destek veririz” şeklinde açıklama yapıyor ve ölüm cezasının kaldırılması konusunda, Adalet Bakanı’nın getireceği bir önergeye destek vereceklerini söyleyen Erdoğan, “Müebbet ağırlaştırılmış bir hapis cezasının, ölüm cezasının yerine konulmasını, bunun da eşit zamanlı olarak yapılmasını talep ediyoruz” cümlelerini kurarak, idamı kaldırmaya yeminli olduğunu gösteriyordu.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/11/138079.asp

O dönemde Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’li yetkililerin, idamı kaldırmak için kamuoyuna yapmış olduğu binlerce açıklamaları vardır ama en ilginç olanı ise Recep Tayyip Erdoğan’ın idamın kaldırılması için, Cumhurbaşkanlığı sürecinde meşhur olan 367’yi kullanmasıdır.

“Ölüm cezasının kaldırılarak yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının getirilmesi, cezalandırmadır. Ancak şu anda getirilenin yeterli olduğuna biz inanmıyoruz. AK Parti olarak ‘Anayasal güvence’ dedik. Birileri çıkıyor, o da MHP…’Efendim 3′te 2 çoğunluk var’. Diğer partiler de aynı şeyi söylüyor. Bu 3′te 2 çoğunluk kanunla geliyor, kanunla geldiği için bir başka kanunla değiştirilebilir. Fakat Anayasa değişikliği kararıyla gelirse, o zaman 367 gerekir. Biz ‘işi zorlaştıralım’ diye bunu istedik. Kamuoyu vicdanını rahatlatalım diye. Ama kamu vicdanının rahatlayabileceğine ben inanmıyorum. Sadece AB’nin yetkili ortaklarını rahatlatmış oluruz.”
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/08/03/161163.asp

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu sözleri ile aynen, “idamın kaldırılmasını Anayasa değişikliği ile iyice sağlamlaştıralım ki, kimse tekrar yerine getiremesin” diyor… İdamı kaldırmak için 367 şartını ortaya koyan Tayyip, şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde niçin “367 nereden çıktı?” diyebiliyor… İşte bunların gerçek yüzü budur…

İdamı kaldırmak için bu kadar mücadele veren Recep Tayyip Erdoğan, bu muradına 1 Ağustos 2002 tarihinde T.B.M.M’ de yapılan oylamada ermiştir. Mecliste o tarihte bulunan 7 parti idamın kaldırılması oylamasına katılmış, bunlarda başta AKP olmak üzere DSP, ANAP, DYP, YTP, SP idamın kaldırılmasına “EVET” oyu vermiş, bir tek MHP idamın kaldırılmasına tam kadro “HAYIR” demiştir.
Bu oylamadan sonra Recep Tayyip Erdoğan “Bu, çok büyük bir başarıdır. Ben, burada özellikle TBMM’yi takdir ediyorum, alkışlıyorum.” Derken, Türkiye sevdalısı ve her zaman şehitlerin yanında yer alan Dr. Devlet Bahçeli ise o oylamadan sonra “Bölücü örgütün yanında şuan 6 tane siyasi parti vardır” demiştir. Aradaki fark bu kadar derin ve anlamlıdır!

AKP’ yi kurduktan sonra “idam kalksın, idam kalksın” türküleri söylemiş Recep Tayyip Erdoğan bugün “APO’nun asılması” konusunda tek başına mücadele etmiş MHP’ye iftira atmaya devam ediyorsa, bunu Türk milletinin yüce vicdanına bırakıyoruz…

AKP’liler yalan söyleyebilir, AKP’liler iftira atabilir ama tarihi gerçekler asla yalan söylemez… Bu ülkede “Apo’nun idamı” konusunda suçlanamayacak tek parti MHP’dir.

Recep Tayyip Erdoğan, artık bu iftiraları bırak ve MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin “Tek başına iktidar olan sensin. Neden asmadın? Oğluna gemi alacak kadar paran var da onu asacak kadar ip mi alamıyorsun? Haydi şimdi as.” çağrısını yerine getir… MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin Erzurum’da miting meydanına fırlattığı idam ipi de sana hediye olsun… Hadi “SAYIN ÖCALAN” dediğin adamı asacak kadar yiğit misin, delikanlı mısın görelim…

Miting meydanlarından “ATMA RECEP” çünkü biz Müslümanız! Ya siz?

YILDIRAY ÇİÇEK

 

 

 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.